10 Soruda Soğuk Algınlığı

Spread the love

10 Soruda Soğuk Algınlığı

10-soruda-soguk-alginligi

  1. Soğuk Algınlığı Nedir?

Soğuk Algınlığı; çeşitli virüslerin yol açtığı, üst solunum yollarında bazı belirtilere yol açan ‘hafif’ seyirli bir hastalıktır.

  1. Soğuk Algınlığı en çok kimlerde görülür?

Yetişkinlerde ve çocuklarda en sık görülen hastalıktır.

  1. Soğuk Algınlığı tedavisinde antibiyotik kullanılır mı?

Soğuk algınlığı tedavisinde antibiyotiklerin yeri olmamasına rağmen bu konuda sıklıkla yanlış yapılır.

  1. Soğuk Algınlığı yaygın bir enfeksiyon olarak nitelendirilebilir mi?

10-soruda-soguk-alginligi

Soğuk algınlığı o kadar yaygın bir enfeksiyondur ki, çok az insan bir yılı yakınmasız geçirebilir. Gelişen ulaşım olanakları sayesinde etken virüsler dünyanın her yerinde ve ikliminde enfeksiyonun ortaya çıkmasına yol açabilir.

  1. Soğuk Algınlığında neden havaların soğuması mıdır?

Soğuğun direkt olarak hastalığa yol açtığı söylenemez. Soğuk algınlığı genellikle okulların açılması ile eş zamanlı olarak sonbahar mevsiminde görülmeye başlar.

  1. Soğuk Algınlığı hangi mevsimde daha sık görülür?

Soğuk algınlığı en sık kış mevsiminde görülür. Bunun başlıca nedenleri arasında kötü havalandırılan ortamlarda daha çok zaman geçirilmesi, güneş ışınlarının daha az oluşu, daha çok toplu halde yaşanması, bu mevsimde stresin daha fazla olması ve burundaki koruyucu mukozanın soğuması ile virüslerin hızla çoğalması sayılabilir.

  1. Soğuk Algınlığına yakalanma riskini arttıran faktörler nelerdir?

Riski arttıran bazı özel faktörler söz konusudur: Uzun mesafeli uçak yolculukları; 200 – 400 kişinin aynı hava kaynağı ile birbirlerine enfeksiyon bulaştırmalarını kolaylaştırır. Yabancı bölgelere yapılan seyahatler de o bölgedeki virüslerin alınmasına sebep olabilir. Klimalar da önemli risk faktörleri arasındadır; havadaki nemi aldıkları için burundaki koruyucu mukoza ortamını kuruturlar ve enfeksiyona yatkın hale getirirler.

10-soruda-soguk-alginligi

  1. Soğuk Algınlığında stres bir risk faktörü müdür?

Stres, tek başına immün (bağışıklık) sistemini baskılayarak enfeksiyon etkenlerinin üremesini kolaylaştıran bir diğer önemli risk faktörüdür.

  1. Soğuk algınlığı virüsleri nasıl bulaşır?

Etken virüslerin bulaşması; hastaların mikrop içeren burun veya ağız salgılarıyla bulaşmış elleri ve eşyalarıyla olabileceği gibi, havadaki küçük veya büyük parçacıklar içindeki virüslerin solunması ile de olabilir.

  1. Soğuk Algınlığı ölümcül olabilir mi?

Bebekler, çok yaşlılar ve bağışıklık sistemi problemli olan kişilerde hastalık çok ciddi, hatta ölümcül olabilir.

 

10-soruda-soguk-alginligi

Soğuk Algınlığı Klinik Bulgu ve Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın bünyeye yerleşme süresi 24 – 72 saat arasında değişir. İlk belirti kuru kaşıntılı boğaz ağrısıdır. Ateş normaldir veya hafif yükselebilir. Bebek ve küçük çocuklarda ateş daha yüksektir. En sık görülen belirtiler, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, boğazda yanma ve öksürüktür. Koku ve tat duygusunun azalması, kulaklarda basınç hissi ve ses kalitesindeki değişiklikler gibi durumlara da sıkça rastlanır. Belirtiler ortalama 7 gün sürer. Vakaların dörtte birinde bu süreç 2 haftaya kadar uzayabilir.

Soğuk Algınlığından Korunma Yöntemleri

Kapalı ve kalabalık yerlerde hastalık hızla yayılır. Dolayısıyla açık havada ve havalandırması iyi olan yerlerde bulunmak infeksiyon riskini azaltır.

Virüsler, mikrobun bulaştığı yerlerde (kapı tokmağı, telefon gibi) canlı kalabildikleri için, bu yüzeylere temastan sonra virüsleri rahatlıkla burnumuza veya gözlerimize transfer edebiliriz. Bunu engellemek için ellerimizi sık sık sabunlu su ile yıkamalıyız.

10-soruda-soguk-alginligi

Soğuk Algınlığında Nasıl Bir Tedavi Uygulanır?

Soğuk algınlığı tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur. Tedavi belirtilere göre yapılmalıdır. Burun tıkanıklığını giderici spreyler veya burun damlaları, öksürük giderici ilaçlar, baş ağrısını azaltmak için ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca istirahat edilmesi ve stresten uzak durulması da vücut direncinin yeniden kazanılmasına yardım eder.

Bu tedavilere ek olarak, ABD’de hastaların üçte biri, Avrupa’da % 40 – 70’i alternatif tedavi kullanmaktadır. Alternatif tedavi olarak sıklıkla esansiyel yağlardan oluşan mentol, içinde bir sülfür bileşiği olan ‘Ajoenc’in etkisinden yararlanmak için sarımsak, çinko ve yüksek dozlarda (günde 1 – 2 gram) C Vitamini alınarak antioksidan etkilerden yarar sağlayabilmektedir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir