Caninin evi de şoke etti!

İstanbul’a eğitim için gelen Mimar Başak Cengiz, geçtiğimiz salı günü yolda yürürken Can Göktuğ Boz’un samuray kılıçlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. Tutuklanan Can Göktuğ Boz (27) saldırıyı gerçekleştirdiği sokakta bulunan sitede oturuyordu.

Psikolojik sorunları olduğu belirtilen Can Göktuğ Boz’un evinin içinden fotoğraflar ortaya çıktı.

Evin oturma odasında duvarlara yapıştırılan A4 kağıtlarındaki yazılar ile masanın üzerindeki satranç, abaküs ve rubik küp gibi çok sayıda oyun aleti dikkat çekti.

DHA’da yer alan habere göre Boz’un oturma odasının duvarlarına asılı A4 kağıtlarında, ‘Sabahtan akşama spor’, ‘120 günde 4 yıl, 1 günde 24 gün.’ , ‘Alerji olunca 67’yi geçemedim kesin biliyorum’ ve ‘Sadece şınav, hapishane, doktor, zehir, fitness, hile’ gibi kelimeler yazılı olduğu görüldü.

Yazılar Boz’un kilolarıyla ilgili sıkıntı yaşadığını ortaya koyuyor. Camları gazete kağıtları ile kapatılan odanın diğer tarafındaki duvarda ise, ‘Birleştir, farklı amaçla kullan, benzet.’ ,’İstanbul Avrupa bölgesinde herkes katil, kadın erkek, tartışma’, ‘Dünyada 50 kelime vardır.’ ‘Sinirle kol vurma, tuzak kuruyor.’ gibi notlar olduğu görülüyor.

Öte yandan odada bulunan masanın üzerinde ise çok sayıda bozuk para, sigara kutusu, jenga oyunu olması dikkat çekiyor.

Göktuğ’un evindeki eşyalara ve duvardaki yazılarına ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Uzman Psikolog ve Sosyolog Serap Duygulu, “Odaya baktığımızda oyunların olduğu bir genç odası gibi gözüküyor.

Fakat orada dikkat çekici unsurlar var. Onlardan birisi pencerelerin kağıtlarla kaplanmış olması, duvarlarda birtakım kendisine talimat verdiği hem kendisini disipline etmeye çalıştığı hem de başkalarıyla ilişkisini sınırlandıran birtakım cümleler, komutlar olduğunu görüyoruz.

Özellikle camlara yapıştırdığı kağıt parçalarının biraz çevreden izole olmak istediğini kendisinin başkalarının izlenmesine karşı olmak yönünde kaygılar taşıdığını görüyoruz” dedi.

“Evde uzun süreli zaman geçirdiğini görüyoruz” diyen Serap Duygulu, “Yalnız ve uzun süreli zaman geçirdiğini görüyoruz. Evde birtakım sigaralar depolamış, birtakım zeka oyunları var. Hem kendisiyle zaman geçirmek hem de izole olmak istemiş. Kendi içerisinde bir iç hesaplaşması olduğunu görüyoruz. Bunu hepimiz zaman zaman kendimizde yaparız. Odamıza birtakım talimatlar yazarız, ‘bunu unutma’ gibi. Fakat zanlının odasında çok sert, keskin, sınırları net ve biraz şiddet içerikli eylemlere yönelik söylemler oluşturduğunu görüyoruz.

Kendi içinde ona cetveliyle eline vurmak üzere hazır, ne yapması gerektiğini söyleyen bir başka ses var gibi izlenim edindim. Neden bu kadar olumsuz komutlar yazdığını düşünmek lazım. Biraz kin biriktirdiğini, çok öfkeli olduğunu, insanlarla iletişim kurmakta sıkıntılar yaşadığını düşünebiliriz” diye konuştu.

Duygulu, “Fotoğraflar bana göre çok anlamlı ve ilginç ipuçları var. Ciddi anlamda disiplinler arası değerlendirme, psikologlar, psikiyatristler, uzmanlar tarafından değerlendirilip ona göre birtakım yorumlarda bulunmak gerekir. Akıl oyunları aslında hem sizin farklı düşünmenizi hem de stratejik bir düşünce yapısı geliştirmenizi sağlar. Hem de sorunlarınıza bir çözüm bulmanızı sağlar.

Tek başına akıl oyunları oynaması bu kişinin psikolojik ya da başka anlamda sorun yaşadığını ya da insanlarla ilişkisinde sorun yaşadığını göstermez. Kafasında kendisine göre yazdığı birtakım senaryolar ya da eyleme geçmek istediği birtakım senaryolar varsa onlarla ilgili taktik geliştirmek için farklı ortamlardan destek almak farklı bakış açıları geliştirmek isteyebilir.

Duvardaki yazılar benim için çok önemli. Sıradan komutlar değil bunlar. Kendisini başkalarının zarar göreceği birtakım eylemlere yönlendiren ve kendisine talimat verdiği komutlar. Bunlar olmasaydı aslında gördüğümüz sıradan bir genç biraz dağınık genç odası gibi değerlendirebiliriz. Ama o işte yazılı komutlar, kendisine verdiği talimatlar gidişatın çok sağlıklı olmadığını gösteriyor” ifadesini kullandı.

“Akıl oyunları ile internet bağlantısı ile uzun süre yalnız kaldığını ve oraya odaklandığını görüyoruz” diyen Duygulu, “Özellikle televizyonun yanındaki duvarda bir anlam bütünlüğü göremiyoruz. Hem kendisine karşı çok acımasız kurallar hem de cümleler içinde bir bütünlük göremiyoruz. Alerji olduğunu belirtmiş ve bununla ilgili çok net gün sayı olarak bazı şeyleri anlatmaya çalışmış.

Bir şeyleri kendi içerisinde tekrar etmiş. Kendi koyduğu kurallara uymaya çalışmış. 2023’ten bahsetmiş, ‘hile’den bahsetmiş kendisine yönelik birtakım algılarının olduğuna yönelik öfkelerinin olduğunu görüyoruz. Televizyonunun, internetinin, telefonunun akıl oyunlarının hepsinin küçük bir alana sığdırıldığını görüyoruz. Dijital ayak izleri çok bırakmış. Dolayısıyla acaba bir kimliğin arkasına mı saklandı, başka rumuz mu kullandı? Bunlar bilinmediği için daha çok araştırmak gerekiyor” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir