Hindistan’da kalabalık mitingler, plansız politikalar: İktidar, halkları ölüme terk etti

Güney Asya ülkesi Hindistan’da toplam vaka sayısı 20 milyonu aştı, günlük ölümler 4 bine yaklaştı. Sağlık sistemi tıkanma noktasına geldi. Salgına rağmen hükümetin düzenlediği kalabalık mitingler, plansız politikalar milyonlarca insanın hayatını hiçe saydı, krematoryumlarda yer kalmadı.

Hindistan'da kalabalık mitingler, plansız politikalar: İktidar, halkları ölüme terk etti

Özde Çelikbilek

Dünya nüfusunun yaklaşık altıda birine ev sahipliği yapan Hindistan’da salgın, endişe verici boyutlara ulaşmış durumda. Yaklaşık 1,5 milyarlık nüfusuyla Hindistan, Çin’den sonra en kalabalık ikinci ülke. Kuşkusuz bu kadar yoğun bir nüfusun yaşadığı yerde salgının kontrolden çıkması hem ülke için hem de tüm dünya için büyük bir tehlike taşıyor.

Hindistan’da toplam vaka sayısı 20 milyonu aştı, günlük ölümler 4 bine yaklaştı. 300 bine yakın yurttaş hayatını kaybederken, tıbbi oksijen ve aşı sıkıntısı nedeniyle sağlık sistemi tıkanma noktasına geldi.

TAM KAPATMA TAMAM YA EVDE KALAMAYANLAR?

Güney Asya’da yer alan Hindistan, 28 devlet ve 8 birlik bölgesinden oluşan, kalabalık bir ülke. Fakat nüfusu Çin’den daha az olan ülkede kilometre başına düşen insan sayısı, Çin’e oranla daha fazla.

Hindistan’da ilk vaka 30 Ocak 2020’de, koronavirüsün başlangıç noktası olarak bilinen Wuhan’dan gelen bir öğrenci grubunda görüldü. Virüse bağlı ilk ölüm, 12 Mart’ta bildirildi.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi hükümeti, vakaların artmasıyla birlikte Mart ayının ortalarında sınırlarını beş hafta boyunca geçişe kapattı. Ülkede 24 Mart 2020’de, 21 günlük geniş bir sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Fakat beş gün sonra Başbakan Modi 29 Mart günü basının karşısına geçti. Modi, “Bazılarınızın bana kızacağını biliyorum fakat bu sert önlemler bu savaşın kazanılması için gerekli.” açıklamasında bulunarak, hükümetin attığı sert adımların oluşturduğu zorluklardan ötürü özür diledi. Modi’nin bu açıklamayı yapmasının nedeni dışarı çıkma yasağı sebebiyle on binlerce göçmen işçinin işsiz kalması ve toplu taşıma hizmet vermediği için evlerine yürüyerek dönmeye çalışmasının ardından geldi.

hindistan-da-kalabalik-mitingler-plansiz-politikalar-iktidar-halklari-olume-terk-etti-873113-1.

HÜKÜMETİN UTANÇ VEREN PLANSIZ POLİTİKALARI

Hindistan’da ortaya çıkan bu durum salgının hızının artmasına neden olmakla birlikte ülkedeki eşitsizliği de gözler önüne serdi. Özür, Twitter’da binlerce kişinin sosyal mesafe kuralları yokmuş gibi bir arada beklediği görüntülerin hızlı bir şekilde paylaşılmasının ardından geldi. Onbinlerce kişi hükümeti “plansızlıkla” suçlamış, durumu “utanç verici” olarak değerlendirdi.

Salgın sadece Hindistan’da değil, tüm dünyada var olan eşitsizliklerin daha fazla derinleşmesine, neden oldu. Türkiye’de de deneyimlediğimiz üzere salgın döneminde uygulanan sokağa çıkma yasakları orta üst ve zengin sınıfların kolay bir şekilde ayak uydurabileceği bir karar, ancak sağlık alanında, fabrikalarda, hizmet sektöründe, günlük işlerde çalışan ve geçimini bu şekilde sağlayan dünyanın büyük bir kesim için oldukça zor.

İLAN EDİLEN ERKEN ‘ZAFER’ BÜYÜK BİR YIKIM YAŞATIYOR

Hindistan’da günlük vaka sayısı yıl içinde giderek artarak 16 Eylül 97 bin 859 vaka sayısıyla zirve yapmış, o andan itibaren günlük vaka sayıları düşmeye başlamış, sonraki 4,5 ay boyunca istikrarlı şekilde azalarak 1 Şubat’ta 8 bin 587’ye kadar düşmüştü. 2021 Mart ayı başlarında da Sağlık Bakanı Harsh Vardhan, salgınının bitiş noktasına doğru yaklaştığını ilan ederek, zaferlerini erkenden duyurma gafletine düşmüştü. Fakat erken gelen bu ‘zafer’ ülkede geri dönülemez noktada bir tahribat yarattı.

İKTİDARLARI UĞRUNA HALK SAĞLIĞI HİÇE SAYILDI

Salgın çizelgesi yeniden yükselişe geçtiği bir döneme denk gelen şubat ayının sonunda hükümet yetkilileri, seçimlere gidileceğini açıkladı.O saatten sonra izolasyonun yerini kalabalık mitingler, sosyal mesafenin yerini yakın temaslar oluşturdu. Öte yandan Hindular, dini bayramı Kumb Mela için toplandı, milyonlarca Hindu, kutsal olduğuna inandıkları Ganj Nehri sularında birlikte yıkandı. Hükümet seçimler öncesi buna da engel olmadı.

Rekor vaka ve ölüm sayıları karşısında yatak, tıbbi malzeme ve oksijen kıtlığından, ülkenin zamanında gerekli yatırımlar yapılmamış sağlık sistemi çökerken başbakan Modi, tam kapanma çağrılarına da kulaklarını tıkadı. Yatak ya da solunum cihazı sırası beklerken pek çok kişinin ambulanslar, otoparklar, hastane önlerinde yaşamını yitirdiği ülkede Modi, mitinglerde çıkıp konuşmaya ve kalabalıklar karşısında gururlanmaya devam etti. Oksijene erişmek ülkede adeta bir “lükse” dönüştü. Binlerce kişi buna bağlı hayatını kaybettikten sonra hükümet, bir eyaletten diğerine oksijen taşıyan özel trenleri dolaşıma soktu, sanayide oksijen kullanımını durdurdu. Tüm bunlar yaşanırken ülkedeki zenginler özel jetlerle yurtdışına kaçmaya başladı.

AŞI ÜRETİCİSİ ÜLKE AŞIYA ERİŞEMEZ DURUMDA

Hindistan’da aşılama kampanyasının başlatıldığı 16 Ocak’tan bu yana 162 milyon 513 bin 339 doz aşı yapılsa da kampanya henüz salgını durdurabilecek düzeye ulaşmadı. İkinci dalgaya hazırlıksız yakalanan ve salgını küçümseyen Modi hükümetinin plansızlığı aşılama kampanyasına da darbe indirdi. Hindistan, nüfusunun yüzde 2’sinden azını aşıladı. Financial Times gazetesine konuşan dünyanın en büyük aşı üreticisi Hindistan Serum Enstitüsü Başkanı Adar Poonawalla, hükümetin salgında ikinci dalganın başladığı Mart ayına kadar şirketine büyük çaplı aşı siparişinde bulunmadığını söyledi, yaşanan bu durumdan hükümeti sorumlu tuttu.

SAĞLIK ÖZELLEŞTİRİLDİ HALK TEDAVİYE ERİŞEMİYOR

Hindistan’da koronavirüsün yarattığı yıkımla birlikte cenazeleri yakacak krematoryum bulunamadığı için ölüler bugün sokak, park gibi alanlarda yakılıyor. Yurttaşların tedaviye erişemeden hayatını kaybetmesinin en büyük nedenlerinden biri sağlık sisteminde Modi hükümetin politikaları. İktidara geldikleri günden bu yana sağlık sektöründe özelleştirmelerin önünü açan hükümet, yoksulların kamu sağlığına erişimi her geçen gün daha fazla zorlaştırdı.

Hindistanlı Marksist tarihçi ve yazar Vijay Prashad, Asia Times’ta yayımladığı makalesinde, “Geçen yılın sonlarında, Hindistan hükümeti her 1000 Hintli’ye 0,8 doktor ve 1,7 hemşire düştüğünü itiraf etti. Hindistan büyüklüğünde ve zenginliğinde hiçbir ülkede bu kadar küçük bir sağlık personeli yok” ifadelerini kullanarak sağlığa erişimin kısıtlılığına dikkat çekti. Hindistan’da her 10 bin kişiye sadece 5,3 yatak düşerken, Çin aynı sayı için 43,1 yatağa sahip olduğunu belirten Prashad, “Tıbbi altyapının bu zayıflığı, tamamen özelleştirmeden kaynaklanmaktadır; özel sektör hastaneleri, sistemlerini maksimum kapasite prensibine göre çalıştırırlar ve fazla yükü kaldıramazlar.” dedi.

***

hindistan-da-kalabalik-mitingler-plansiz-politikalar-iktidar-halklari-olume-terk-etti-873112-1.

KAST SİSTEMİNİN EŞİTSİZLİĞİ GÖZLER ÖNÜNDE

ODTÜ Bölge Çalışmaları Doktora Programı mezunu, bağımsız araştırmacı Dr. Zeynep Tuba Sungur* koronavirüs salgınının, Hindistan’daki kast sisteminin etkilerini yeni bir biçimde ortaya koyduğunu belirtti. BirGün’e konuşan Sungur, “Bu dönemde, özellikle “dokunulmazlar” olarak anılan Dalitler ve kast sisteminin dışında veya en altlarında yer alan insanlar, otomatikman “virüs taşıyıcısı” olarak yaftalandı. Bunun en büyük sebebi, bu insanların kimsenin yapmak istemediği en pis işlerde (cenaze kaldırma, lağımcılık gibi); daha da önemlisi büyük şehirlerin, hastanelerin ve kamu binalarının sıhhi tesisat sektöründe çalışıyor olmasıydı. Kastları nedeniyle “kirli” olduklarına inanılan bu insanlar bir de “virüslü” veya “koronalı” olarak damga yemiş oldular. Büyük bir kısmı gündelik ve göçmen işçi olarak çalışan bu kesim, 2020 yılındaki ciddi karantina önlemleri nedeniyle şehirlerde işsiz kalarak köylerine dönmeye mecbur kaldılar. Bu da Hindistan’da milyonlarca insanın yollara döküldüğü büyük bir göç dalgasına sebep oldu.” dedi.

SİSTEM DIŞINDA KALANLAR DAHA KISITLI ERİŞİYOR
Sağlık hizmetlerine erişim ve kast arasındaki bağlantı konusunda elimizde henüz resmi bir veri bulunmadığını belirten Sungur, bu konuda net bir değerlendirmenin ancak salgın sonrasında yapılabileceğini ifade etti. Sungur, “Ancak, 2020 yılından bu yana gerek Hindistan gerekse Batı kaynaklı yazılarda altıçizilen nokta, düşük kastların veya kast sisteminin dışında kalanların (Dalitler, Adivasiler gibi) sağlığa erişim hakkının, yüksek kastlara göre daha kısıtlı olmasıdır.” diyerek, köylerdeki hastane hizmetlerinin şehirlere göre çok daha kısıtlı olduğunu unutmamak gerektiğinin altını çizdi. Sungur, “Ülkenin çoğunluğunun kırsal kesimde yaşadığı düşünüldüğünde, herkesin sağlık hizmetlerine eşit seviyede eriştiğini söylemek imkansız hale gelmektedir. Köylerdeki insanların herhangi bir tedavi dahi alamadan virüse yenik düştüğünü ve hayatını kaybettiği bilinen bir gerçek. Hatta şu anda resmi olarak verilen Koronavirüs vakalarını 20’yle çarpmak gerektiğini belirten uzmanlar var, çünkü tüm vakaların tespit edilemediğini biliyoruz.” dedi.

*Bağımsız araştırmacı Dr. Zeynep Tuba Sungur, 2021 yılında Nika Yayınevi’nden çıkan “Covid-19: Ülke Deneyimleri, Bölgesel Etkiler ve Küresel Yansımalar” çalışmaya “Hindistan’da “Sosyal Mesafe”: Kast Sisteminin Pandemik Hali” adlı makalesi ile katkı koyarak, bu konuyu derinlemesine incelemiştir.

***
Salgının seyri nasıl gelişti?

2020
30 Ocak:
İlk vaka Wuhan’dan gelen bir öğrenci grubunda görüldü.
3 Mart: Hindistan yeni vize vermeyi durdurdu, verilen vizeler askıya alındı.
24 Mart: 21 günlük geniş bir sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
01 Mayıs:Ülke çapındaki sokağa çıkma yasağı 17 Mayıs’a kadar uzatıldı.

17 Mayıs: Ülke çapındaki yasaklar 31 Mayıs’a kadar uzatıldı. O tarihe kadar toplam vaka sayısı 95 bin 639’a, can kaybı ise 3 bin 25’e ulaştı.
31 Mayıs: 5000 kişi hayatını kaybetti
08 Haziran: 75 günlük sıkı kilitlenmenin ardından aşamalı açılma yeniden başlıyor .
7 Eylül: Hindistan, Brezilya’yı geride bırakarak vaka sayılarıyla listenin ikinci sırasına yerleşti.
16 Eylül: Pozitif yeni koronavirüs günlük vakalarının sayısı, 90.123’ü aştı. Bu sayıyla birlikte vakalar beş milyonu geçti.
21 Eylül: 6 aydır kapalı olan okullar yeniden açıldı.

2021

16 Ocak: Hindistan, dünyanın en büyük koronavirüs aşılama programlarından birine başladı.
Şubat: Bu ayda vaka sayıları ortalama 11 bine kadar indi. Hindistan yetkilileri 186 milyon seçmenin bulunduğu 5 eyalette seçimlere gidileceğini açıkladı.
8 Mart: Hindistan Sağlık Bakanı, “pandeminin sonuna geldik” dedi.
24 Mart: Hindistan’da “çifte mutasyona” uğramış koronavirüs tespit edildi.
12 Nisan: Milyonlarca Hindu, Ganj nehrine girmek için Haridwar şehrine akın etti. Yetkililer, Kumbh Mela adlı dini bayramın ilk gününde 2,1 milyon Hindu’nun nehirde yıkandığını bildirdi.
18 Nisan: Vaka sayısı 270 bine, ölümler 1600’e ulaşarak günlük rekorunu kırdı. Mayıs başına kadar her gün 300 binin üzerinde vaka görüldü, ölü sayısı 220 bine vardı.

30 Nisan: 402 bin 351 vaka görüldü.

6 Mayıs: Son 24 saatte 412 bin vaka ve 3980 ölüm kayılara geçti. Toplam vaka sayısı 21 milyon 77 bin 410 bine, toplam can kaybı sayısı 230 bin 168’e ulaştı. 3 milyon 566 bin 398 hastanın tedavisi sürüyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir