Koronavirüs aşıları bir yıl içinde etkisiz hale gelebilir

Hafta sonları ve mesai saatleri dışında da koronavirüs aşısı yaptırılabiliyor

Dünyanın ileri gelen bilim insanları, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılamadaki küresel yavaşlık nedeniyle var olan aşıların en fazla bir yıl içinde etkisiz hale geleceğini ve yeni aşılara ihtiyaç duyabileceği konusunda uyardı. Aşı milliyetçiliğinin önlenmesi ve aşı geliştiricilerin teknolojiler ile formülleri paylaşması çağrısında bulunan araştırmacılar, dünyada her gün yeni mutasyonların ortaya çıktığını belirtti.

Uluslararası Af Örgütü, Oxfam ve UNAIDS gibi kuruluşlardan oluşan 28 ülkeden 77 bilim insanı tarafından oluşturulan Halkın Aşı İttifakı (People’s Vaccine Alliance) tarafından gerçekleştirilen bir ankete göre; var olan yeni tip koronavirüse (Kovid-19) aşılarının etkisiz kalması ve dünyanın değiştirilmiş aşı formülasyonlara ihtiyaç duyması bir yıl veya daha kısa sürebilir. 

Bilim insanları, Kovid-19 tehdidini etkisiz hale getirmek için küresel bir aşılama çabasının gerekli olduğunu uzun zamandır vurguladı. Bunun temel nedenini ise bazıları daha bulaşıcı, ölümcül ve aşılara daha az duyarlı mutast virüslerinin tehdidi oluşturuyor.

Yapılan çalışma kapsamında ankete katılan Johns Hopkins, Yale, Imperial College, London School of Hygiene&Tropical Medicine ve Edinburgh Üniversitesinde çalışan epidemiyolog, virolog ve bulaşıcı hastalık uzmanlarının üçte ikisi aşıların bir yıl içinde, üçte biri ise 9 aydan daha kısa bir süre içinde etkisiz hale gelebileceğini söyledi.

Yale Üniversitesinden epidemiyoloji doçenti Gregg Gonsalves, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Her gün yeni mutasyonlar ortaya çıkıyor. Bazı  varyantlar daha verimli bir şekilde aktarılabilir ve önceki türlere karşı bağışıklık tepkisinden potansiyel olarak kaçınabilir. Dünyayı aşılamadığımız sürece virüsün oyun alanını gittikçe daha fazla mutasyona açık bırakıyoruz, bu da mevcut aşılarımızdan kaçabilecek ve onlarla başa çıkmak için güçlendirici aşılar gerektirebilecek varyantları doğurabilir” ifadelerini kullandı.

Dünyanın farklı yerlerinde eski ve yeni teknolojilerle oluşturan birçok aşı kullanılmaya başlandı. Araştırmacılara göre; Pfizer/BioNTech ve Moderna şirketleri tarafından geliştirilen ve yeni varyantlara uyum sağlamak için hızla (haftalar veya aylar içinde) ayarlanabilen mRNA teknolojisi çok fazla avantaja sahip. Ancak bu aşılar, kısa bir süre içinde yeni varyantlara uyarlanabilse de üretimlerinin çok maliyetli olması ve zahmetli taşıma koşulları, onları özellikle fakir ülkelerin erişimi için çok zorlu bir hale getiriyor.

Hala tek bir vatandaşını aşılamayan ülkeler var

Diğer taraftan; İngiltere, ABD ve İsrail gibi zengin ülkeler, nüfuslarının dörtte birinden fazlasına en az bir aşı dozu uyguladılar ve yüz milyonlarca doz aşı temin ettiler. Buna karşılık; Güney Afrika ve Tayland gibi ülkeler ise  nüfuslarının yüzde birini bile aşılamayı başaramadı. Bazı ülkeler henüz ilk dozlarını hiç uygulayamadı.

“Aşı geliştiriciler teknolojilerini dünya ile paylaşmalı”

Sözde aşı milliyetçiliğine karşı koymayı amaçlayan ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından oluşturulan küresel aşı girişimi koalisyonu Covax, 2021’de düşük gelirli ülkelerdeki nüfusun ez az yüzde 27’sine aşı sağlayabilmeyi umuyor. Ancak Halkın Aşı İttifakı’na göre bu yeterli değil.

Oxfam Eşitsizlik Politikası Başkanı ve Halkın Aşı İttifakı Başkanı Max Lawson, “Zengin ülkelerde gördüğümüz, nüfuslarındaki tüm yetişkinleri yaza kadar aşılamayı hedefleyen aciliyet, küresel olarak yansıtılmıyor. Covax’ın yıl sonuna yoksul ülkelerdeki yüzde 27’yi hedefliyor. Ancak bu yeterli değil” ifadelerini kullandı. 

Lawson ayrıca Kovid-19 aşı geliştiricilerini üretimi artırmak için teknolojilerini ve fikri mülkiyetlerini açıkça paylaşmaya çağırdı:

“İddialı küresel hedef nerede? Bilimin bize gerekli olduğunu söyleyen hedefle yapılan uygulamaların alakası yok. Bence kilit nokta bu. Sınırlı aşılamanın oldukça tehlikeli olduğu yaygın kabul görüyor.”

Author:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir