TÜGVA’dan hakkındaki iddialara yanıt

TÜGVA’nın yazılı açıklamasında, vakfın 5 Ekim’den bugüne sistemli, organize bir saldırıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi.

Açıklamada, “Önce CHP’li İBB yönetimi ve CHP teşkilatları, hiçbir hukuki dayanağı olmadan TÜGVA’nın İstanbul Adalar’daki Gençlik Merkezi’ni işgal etmiş, vakıf eşyalarını yağmalamış ve binamızı gasbetmeye kalkmıştı. Ancak TÜGVA’ya gönül veren gençlerin hukuk çerçevesinde sağlam ve vakur duruşlarından dolayı bu saldırı adeta püskürtülmüştü” denildi.

Ardından TÜGVA’ya karşı ikinci bir saldırı dalgasının başladığı kaydedilen açıklamada, “Hakkında 4 ayrı suçtan ifadeye çağrılma, arama ve yakalama kararı bulunan, Almanya’da firari olarak yaşayan bir etki ajanı, TÜGVA ile ilgili kamuoyu tarafından ‘Sahte Belgeler Kumpası’ olarak bilinen algı operasyonunu başlatmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, ”TÜGVA’nın, masa başında hazırlanmış hayal ürünü sahte belgelerin, vakıfla ilgisi olmayan asılsız iddialarla dolu excel dosyalarının, vakıftan çalınan resmi makamlarla yapılan yazışmaların, üyelerin KVKK kapsamında doldurduğu vakıf üyelik sisteminin çalınmasıyla elde edilen bilgilerin planlı bir şekilde manipüle edilmesiyle hazırlanmış sahte belgelerin servis edilmesiyle hedef alındığı” aktarıldı.

Linç kampanyasına, bir süre sonra CHP Genel Başkanı, çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve yöneticilerinin de katıldığı ifade edilen açıklamada, “Bu siyasi partilerin fonladığı kamuoyunca malum olan medyanın da dahil olmasıyla algı operasyonu büyüyerek devam etmiştir. Hızını alamayan siyasi parti genel başkanı, vakfımıza küfürler etmiş, hakaretler yağdırmış, yetmemiştir ki Gazi Meclisimizin kürsüsünden hem Adalar süreci ile alakalı hem de Sahte Belgeler Kumpası ile alakalı yalanlar söylemiştir. Uğradığımız bu haksız saldırılardan dolayı CHP Genel Başkanı’na tazminat davası açtığımızı da söylemek isteriz” denildi.

Açıklamada, TÜGVA hakkında linç kampanyası devam ederken devletin kolluk ve adli birimlerinin soruşturma başlattığı belirtilerek, 22 Kasım’da soruşturma kapsamında gözaltına alınan bir kişinin 24 Kasım’da tutuklandığı hatırlatıldı.

Bu kişinin, uzun süre vakıfta görev alan R.A olduğunun belirlendiği aktarılan açıklamada, “Gözaltı sürecinde elde edilen kanıtlarda bu kişinin TÜGVA etiketi kullanarak onlarca disklik bir arşiv oluşturduğu, bu dosyalar içinde çalınmış, üretilmiş, tahrif edilmiş dosyaların olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kişi, vakfımızın temel bilgilerden oluşan üyelik sistemini izinsiz bir şekilde kopyalamış yani çalmıştır” ifadeleri kullanıldı.

R.A’nın, görevi süresince, hiçbir zaman vakıf çalışma sisteminde olmayan sahte excel belgeleri ürettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Vakıf çalışma ortamında kendi ürettiği bu sahte belgeleri PKK ile ilişkili etki ajanlarıyla, FETÖ ile ilişkili ve terör suçu kapsamında ceza almış firari teröristlerle, içlerinde siyasi kişilerin de bulunduğu 3. şahıslarla paylaşmıştır. Çaldığı temel üyelik bilgilerinden oluşan listeyle de masa başında yine sanki vakfa aitmiş gibi fişleme dosyaları hazırlamıştır. Dosyalarda görünen notları da bizatihi kendisi yazmıştır. Atama dosyaları gibi hiçbir şekilde vakfımızla ilgili olmayan dosyaları da tek başına ya da birileriyle beraber hazırlamış, sanki vakfın belgesiymiş gibi yine PKK, FETÖ gibi terör örgütleriyle ilişkili kişilere servis etmiştir.”

”Vakfımıza karşı yapılan kumpaslarla ilgili tutuklanan bu kişinin ‘sadece veri çalmayla ilgili tutuklandığı ve bundan dolayı da belgelerin gerçek olduğuna’ dair bazı CHP milletvekillerinin paylaşımlarını hayretle karşılıyoruz” denilen açıklamaya, şöyle devam edildi:

“Soruşturma dosyasına bakıldığında, bu kişi sadece veri çalmak suçundan değil, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak’ ve ‘bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme’ suçlamalarıyla sevk edilmiş ve tutuklanmıştır. Anladığımız kadarıyla tutuklanan kişiden ve elde edilen delillerden dolayı kumpasa ortak olan birileri fena telaş içine düşmüşlerdir. Bu organize saldırının tüm detaylarıyla açıklığa kavuşturulması konusunda adalete güvenimiz tamdır.. Vakfımıza yönelik organize ve örgütlü bir kumpas ile karşı karşıya kaldığımızı ve bunun hesabını hukuk önünde soracağımızı çok net şekilde ifade etmek isteriz. İlk günden beri dediğimiz gibi yalanlar, kumpaslar değil hakikat kazanacaktır.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.